12 Ekim 2015 Pazartesi

Yeni ben Yeni İş yeni Hayaller !

Hayatımda çok büyük bir değişiklik olmak üzere.
Yeniden ve sonunda iş değişikliği yapıyorum:)
Ve yine planlar, hedefler koydum kendime.
Bakalım hangilerini gerçekleştirmeyi başaracağım:

Karşıma çıkan okları takip etmeyi öğreniyorum!






*Düzenli olarak spor yapmak, fit kal
*30 günlük bir detox programını başarabilmek
*Japonca kursuna gitmek. 
*İngilizcemi geliştirmek·
*İrlanda başta olmak üzere yeni tatil planları yapmak.· 
*Arkadaşlarıma vakit ayırmak
*El becerisi edinmek.· 
*Para biriktirmek
*Bol bol kitap okumak
*Geleceğim için yatırım yapmak



21 Eylül 2015 Pazartesi

Good Bye Kinsgley!




Hafta sonu hava süperdi ve biz de arkadaşlarla Seğmenler Parkına pikniğe gittik.
Aslında amacımız Kinsgley'e veda etmekti. 
Ankara'da 7 yıl yaşadıktan sonra Amerika'ya geri taşındı.
Bizim en iyi arkadaşlarımızdan biriydi kendisi, onu çooook özleyeceğim:/


Last weekend weather was great and we had a picnic @ Seğmenler park.
Actually It was a kind of farewell to Kingsley.
After 7 years living in Ankara (Turkey), he moved back to USA.
As one of our best pal, he will definitely missed a lot :/



10 Eylül 2015 Perşembe

Yaşasın Kilo Vermek (Oley I am losing weight)

        Yeni iş yerimde herkes abartı şekilde hamur işi yiyor. Sabah kahvaltısında başlıyorlar poğaça, simit yemeye yetmiyor öğlen falan da devam ediyorlar. Ben de bu durumda ilk ay çok mücadele verdim. Her sabah yoğurt+müsli veya omlet yemeye çalıştım ama baktım hiç kilo veremiyorum ayrıca sabahları sıcacık o açmaların kokusuna da dayanmak çok zordu. Ben de hatırladığım en eski diyeti yapmaya karar verdim. Buna göre günlük karbonhidrat tüketim hakkımı sabahları alıyorum ve asla şeker veya şekerli şeyler yemiyorum ve akşamları da çok çok hafif atıştırarak geçiştiriyorum. 

Veee işte sonuç ortada:)





9 Eylül 2015 Çarşamba

Antalya, my 2nd home!



Ben bu hafta sonu hızlı bir Antalya ziyareti yaptım. Pazar günü vakit bulmuşken Phaselis'e denize de gittik. Bayılıyorum Phaselis'e. Hem ağaçların altında piknik yapıp dinlenebilir hem de muhteşem koyda saatlerce yüzebilirsiniz.

Last weekend I made a very fast Antalya visit. Even on Sunday we found a chance and went to Phaselis for swimming. I love Phaselis!!! It is such a lovely bay that you can both have a looong picnic under the old trees and swim hours and hours in that beautiful water.

Bu arada havaalanında uçağımı beklerken biraz keyif yapayım dedim. İşte Türkiye'nin geldiği nokta bu:



While waiting my flight, all I wanted to have a beer and relax and yes this is the new Turkey’s unbelievable reality:


Efes: 20 TL (Türk markası) / Turkish beer brand
Kozel: 19 TL (Çek markası) / Imported Czech beer brand


İlk kez BORA JET ile uçtum Antalya'ya ve çok memnun kaldım. %100 gerçek portakal suyu bile ikram ettiler. Tek yön Ankara-Antalya bileti de vergiler dahil sadece 57 TL'ye aldım üstelik.

Btw, first time in my life I travelled with BORA JET and did not regret it.
Even %100 organic orange juice and a huge slice of cake were on the house.
One direction; Ankara-Antalya inc all taxes for a ticket I paid only 57TL (less than 20 USD)


Keşke benim de böyle çoook sevimli bir köpeğim olsa, her yere beraber gitsek...
I wish I had such a cute dog to take with me every where….


Vee Cumartesi gününü de havuz başında kuzenim Emrah ile dinlenerek geçirdik.
Bu helikopter böceği biz yüzerken hep bizleri izledi. Telefon ile çekmiş olsam da bence oldukça başarılı bir fotoğraf oldu bu böcek;)


And on Saturday we had a lazy day with my cousin Emrah at the pool. This bug (in turkish helicopter bug) accompanied us all the day and kept watching us near the pool. Considering me using my mobile phone to take this picture, I think I did a nice job;)


Modern Zaman Lotus Çiçeklerimiz...

                                                   Modern Time Lotus Flowers...



3 Eylül 2015 Perşembe

Çünkü ben bir Türk'üm (cos I am just a Turk and I deserve It)

    Son 2 haftadır insanların (ben de dahil) işlerini yarım yapmalarına taktım. Her şey batıyor bana! 

     In the last 2 weeks, everyone's (inc me) attitude of not doing their job is driving me crazy. Every thing is annoying!

      Bakınız Belko Air servis saatleri mesela. Aşağıdaki tablodan aracın Kızılay'dan hangi saat geçeceği bilgisine erişebiliyor muyuz? Ya da Kızılay durağının nerede olduğunu görebiliyor muyuz? Ücretler hakkında bilgi de vardır kesin ama mutlaka ben göremiyorumdur. Çünkü ben bu kıytırık muameleyi hak eden sıradan bir Türk'üm ve benim gibilerden çok var, değersizim!


      Check that Belko Air shuttle bus servise hours. According to the below table can you get the information of Kızılay servise time? Or what about location of the Kızılay stop? Probably there is even an usefull information about fee but because It is my bad that I can't see it. The reason why I "deserve" such a lousy treatment is me being a Turk and there are a lots of people like me around and I am worthless!






      Neden Aras Kargo'yu arayıp ne cüretle şikayet etme hakkımızı kullanıyoruz ki? Şikayet etsek bile kayıt numarası alabiliyor muyuz?Hayır çünkü çağrı merkezi çalışanı bir duvar ve ben de mal gibi ona bir şeyler anlatıp telefonu kapatıyorum. Peki iyileştirilemeyen bu sistemi sorgulamam bir işe yarıyor mu hayır. Çünkü ben bu muameleyi hak eden sıradan bir Türk'üm ve benim gibilerden çok var, değersizim!

      How dare we decide to use our right of complaine and call Aras Cargo Company? Are we able to get a registration number of our complaint? No cos call center worker is just like a wall and as a moron I gibberish on the phone. Does the attitude of me questioning the system work? No. The reason why I "deserve" such a lousy treatment is me being a Turk and there are a lots of people like me around and I am worthless!


      Turkcell shop'a gidip online TL yükleme ile ilgili bilgi rica ettiğinizde adam yüzünüze bakar ve "Abla bu telefon NOKIA, olmuyor bunlarda." diye uyduruk bir bahane ile size yardımcı olmaz. Neden yardım etsin ki aldığı maaş yorulduğuna değecek mi? Ya da yardım amaçlı fazladan çalışmasının karşılığını alacak mı? Hayır çünkü o da ben-biz gibi sıradan değersiz bir Türk ve beğenmiyorsa kardeşim bu şartları onun gibilerden çok var!

       When you stop by in Turkcell Shop and ask help about buying phone credit the guy only looks your face and says stg like "Mam, sorry your phone is NOKIA." with a reckless attitude. Why does he help me when he awares the reality of him getting a shitty salary at the end of month? Is he going to get a reward for his hard working character? No; because he & me are worthless, ordinary Turks and If we don't like the current situation there are a lots of others like us for a replacement! 








28 Ağustos 2015 Cuma

"Video of Irish boxer on vacation in Turkey fighting off a group of men goes viral" / but It is a shame for us:/

Ben bu videoyu izleyince çok utandım. 
I really got ashamed when I saw that video. 



Haberiniz var mı biliyorum ama geçenlerde bir İrlandalı turist İstanbul, Aksaray'da marketten su almak istiyor, sakarlıkla su şişelerini düşürüyor ve sonrasında da tüm esnaf bir olup kendisini "bir güzel" dövmeye çalışıyor. Tabi ki biz "korkak" Türkler karakterimize en uygun davranışı sergileyip 1 adama 12 Türk şeklinde saldırıyoruz. 

   May be u heard it or not but recently an Irish tourist in İstanbul, Aksaray went to a market to buy a bottle of water and accidently made all the bottles fall after that whole of the shopkeepers on the street got united after deciding to beat him "badly." However, we "pussy" Turks showed the best part of our character and attacked the man as 1 to 12 man.


Sonuç mu?

Result?

Dont mess with Irish ! 




25 Ağustos 2015 Salı

Bugün Doğum Günüm ve Tek Bir Dileğim Var ! (Today is my birthday and I have only 1 wish! )


      Bugün benim doğum günüm ve ilk kez bir bütün olduğumu hissediyorum. 
Önceleri hep kendimle kavga eder, sahip olduklarımdan keyif almaz, yaşamın güzelliklerini göremez bahaneler yaratırdım. 
Şimdi artık daha çok bir göl gibiyim rengim kara!
Bir yere kimseye ait olmadan hep bir devinimle zamanın içinde yer alıyorum..


      Today is my birthday and first time in my (finally) I feel like a whole! Used to be fighting with myself all the time, feeling query about what I own, unable to realize the beauty of life by making up excuses.


      Now I am more like a lake, black colored! I take place in time without possessed by anyone or any location always with a continuing movement... 


      Tek bir dileğim var o da "sevgi" ! Tüm damarlarımda hücrelerimde sadece sevgi olsun istiyorum. Işık gibi parlasın - yolumu aydınlatsın - beni ben yapsın diye... Sevmek her şeyin güzelleşmesini sağlar, böylece değiştiremediklerinizi de kabullenerek zevk alırsınız. Ben artık yaşam ile kavga etmeden derin nefesler alıyorum & sevginin sonsuz kaynağının ve gücünün beni yönlendirmesine izin veriyorum.. ..

      My only wish is “love”! All I want to have love in my entire body even inside of each single cell. Shine like light – illuminate my path – make me myself … Action of love makes everything beautiful, thereby teach you accept and enjoy the things that you can’t change. Now I am able to take deep breaths without fighting with life & let the endless love source and power direct me…  


18 Ağustos 2015 Salı

Size hiç bir çocuk "Ölüyorum, Vurmayın" diye yalvardı mı? (Has a kid ever begged you as "I am dying, Stop" ?)

     Şimdi şu haberi okudum canım sıkıldı. Ya insanlar, toplu halde nasıl bunu yapabiliyorlar? Biri, ikisi hastadır, sapkın duygularla saldırırlar o kadarına bile aklım eriyor ama nasıl olur da bu kadar çok insan topluca bir çocuğa işkence edip öldürebilir?

     Now I just read that annoying news. How a group of people can act all together and do such thing? One or two of them could be sick and pervert but what to say about rest of those monsters. How could a bunch of people beat a 12 years old to death?


     İnsan gelmiş geçmiş en vahşi ve evcilleşemeyen canlı olarak kendi türünü yok etmeye devam ediyor, ne acı!!!


     Human race as a wildest and untamed creature keeps harming her own kind, what a shame!!! 








17 Ağustos 2015 Pazartesi

Kwak Bira Değil Resmen Başka Bir Şey! (Kwak is not a beer, definitely stg else!)

     Yazmadım uzun zamandır, canım istemedi hiç.
Haftasonu bir İstanbul yaptık, arkadaşım Dilara'nın düğününe diye gittik ama anahtar & ev sorunu nedeniyle düğünü kaçırdık:( Bir şekilde arkadaşımın gönlünü almam lazım! 
Rock N Rolla isimli bir mekanda süper lezzetli işte bu birayı içtik... 


     I didn't post anything for a looooong time, I had no desire at all. Last weekend, lucky we went to Istanbul with an intention of attending to Dilara's wedding but ended up in Kağıthane with a wrong key:( I need to find a way ask for forgiveness!
Anyway , as a bonus I tried a super delicious beer named Kwak in Rock N Rolla


Ben çok uzun zamandır bu kadar lezzetli içki içmedim. Hem sunum şahane hem de tadı ballı gibiydi..

In Turkey It is very difficult to taste delicious alcoholic beverages. Beer culture in here consists of two option only: Tuborg or Efes.

Gothic style of serving & honey taste : Yummy!

Mekanın adı da Rock N Rolla! İstanbul'a her gittiğimde artık mutlaka uğrayacağım buraya.


From now on, I will definately drop by and try other imported beers @ Rock n Rolla whenever I visit ıstanbul! 


Tabi ki Nicky her zaman ki gibi Hoegarden içti. Oyun bozan:) 
Guess what, as usual Nicky had a Hoegarden as a buzzkiller:) 
                                                        

3 Ağustos 2015 Pazartesi

"İstediğiniz kadar şakrak kuşu vurabilirsiniz ama bülbülü öldürmek günahtır, bunu asla unutmayın." (To Kill a Mockingbird)

     Bu günlerde  benim yeni hevesim Harper Lee'nin Bülbülü Öldürmek,(To Kill a Mockingbird) adlı romanı.

      Bana en çok ilginç gelen kısım da şu ki bu kitap haricinde yazar başka roman yazmamış olmasına rağmen bu eserinin modern Amerikan Edebiyatı'nın klasiklerinden biri sayılacak kadar başarılı bulunması. Daha bitmediği için ben henüz fikrimi belirtemiyorum ama her fırsatta acaba ne olacak diye kitabı elime alıyorum.


      Nowadays, Harper Lee's To Kill a Mockingbird is like my new toy. 

As an interesting fact that writer had no other published book than this one and succeded to become one of the classics of American Literature. It is still too early for me to make a comment but I get lost in the book with a huge curiosity about the plot of story! 




30 Temmuz 2015 Perşembe

Öğle Tatillerinde "Ne Yesek" Sorunu ve Cevapları Burada: (What to eat, where to eat?) #02 IRISH TOWN


#02: IRISH TOWN :))))


Tepe Prime Irish Town'da öğle yemeği yemek bi harika! Bir kere insanlar ne ister diye düşünmüşler ve çorba+salatayı beraber menu olarak ekonomik yiyebileceğiniz alternatifler üretmişler.

Lunch@Irish Town in Tepe Prime is great! First of all those guys are smart to offer economic salad+soup menu!



Çalışanlar o kadar tatlı, güler yüzlü ve yardım severler ki dayanamadım işletmecilerine gittim teşekkür ettim. Bundan sonra sık sık oraya gideceğim anlaşılan.


Waiters were so smiley and polite that I couldnt help myself and expressed my gratitude to the manager. Looks like that more often I will be there.



Not: Yukarıdaki fotoğraf bana ait değil ama yandakini bugün ben çektim:)

P.S: Photo on the top is not mine but this one is mine.




Yemek sonrasında da tabi ki kendimi hemen D&R'a attım. Ama hiç bir kitap satın almadan çıktım çünkü internetten vereceğiniz siparişlerde ciddi indirimler yakalayabiliyorsunuz.

Ben de şu an elimdeki Irvin D. Yalom'un Günübirlik Hayatlar kitabı bitince hangisine başlayacağıma dair fikirler edindim.


After lunch I ended up in D&R but finished my tour around bookselves without buying any of them. I will try to catch one of those great discounts for online orders later. Anyway I got a few clue what to read next after Irvin D. Yalom'un Günübirlik Hayatlar (Creatures of a Day and Other Tales oPsychotherapy )





Not: Irvin D. Yalom'un Günübirlik Hayatlar kitabını bitiremedim. Ölüm olgusuna o kadar yüzeysel yaklaşmış ki çok sıkıldım. Çoğunlukla utanmadan da kendi kabiliyetlerini övmüş. Tavuk Suyuna Çorba gibi bir kitap tek farkı kitapta herkes ölümden korkuyor.


P.S: I couldnt manage to finish reading Irvin D. Yalom'un Creatures of a Day and Other Tales oPsychotherapy book. I got bored to death while reading his lame perception about death of phenomena. Besides that without any shame he gave a lot of praise to his own skills. It is a book following the same style of "Chicken Soup for the Soul"but differs with his characters' death fear.




29 Temmuz 2015 Çarşamba

Kiev - Ukraine!

       O kadar uzun zamandır yazamadım ki cidden iş harici arta kalan tek zamanımda da uyudum!

      17-19 Temmuz arası Bayramda Kapadokya'ya gittik sonra da ben 21-24 Temmuz arası Ukrayna, Kiev'e gitmek zorunda kaldım iş nedeniyle. Kapadokya detaylarını daha sonra yazmak istiyorum. Ama şu an elimdeki Kiev fotolarını zevkle kurcaladığım için önceliği kendisine verdim:)




Otel odamın manzarı işte bu gördüğünz Bağımsızlık Meydanıydı. Geçen sene Rusya'nın bu meydanda 104 kişiyi haince öldürmesinin yıl dönümü nedeniyle meydanda bir çok protesto ve gösteriye şahit olduk. 













Orada anladım ki savaşlar bile reklam! Destek çekmek için yürütülen o kadar çok çaba ve kampanya var ki... Kameralar, din adamları, askeri üniforma içerisinde ortalıkta dolaşan genç kızlar, güçlü "gönüllü" askerlerin çekici fotoğrafları... Anlıyorum evet herkesin bağımsızlığını korumaya hakkı vardır ama paraların bazen doğru yere harcandığından şüphe ediyorum...



    İş için gittiğimden devamlı heyet beraber hareket ettik o nedenle fazla turist gibi davranamadım. Her gün sabah 08:30'dan akşam 21:30'a kadar toplantı programları vardı ve ben çoook yoruldum. Ama öyle güzel yemekler yedim ki şimdi bile canım çekti...





Her restauranta girdiğimizde kapıda bizleri ellerinde özel yapım meyve likörleriyle karşıladılar. Ana yemek öncesi masada 10'a yakın meze ve salata sunuluyor ve bol kepçe herşeyden tabağınıza servis yapılıyor. Hem likor hem de şarap aynı anda içiyorlar... 

O kadar lezzetli dilim etleri vardı ki anlatamam sizlere. Türk heyeti olduğumuz için 100% "halal" ürünleri tükettik ama ben çok beğendim etlerinin kalitesini...


Ayrıca Savaş Müzesini ve Lavra bölgesini de gezdik. Onların da fotoğraflarını derleyince paylaşacağım..

                   

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Meleklere İnanır mısınız?






Bazı insanlar çok güzel, içleri öyle duru ki etraflarına da huzur veriyorlar. Onlar her yerde ama kendilerini pek ortaya çıkarmaya meraklı değiller. 

- Sabah 07:26'da otobüse yetişmek için koşarken bana kolaylık olsun diye arka kapıyı açan şoför bey çooook teşekkürler.

  
- Aynı gün asansörde 17. kata ağır ağır çıkarken şalımın bana çok yakıştığı söyleyen bayan çok teşekkürler, sayende ofise yüzümde gülümsemeyle girdim.

- Akşam iş çıkışı otobüs beklerken bana durakta yer veren üstüne bir de son kalan sigaralarını bana ikram eden (sigara kullanmıyorum bu arada) işçi abilerim çok teşekkürler.


-Geç kalmamak için yolun yarısında bindiğim taksici 100TL paramı son küçük paralarınla bozduğun için çok teşekkürler.


Ve bunların hepsinin benim işten çook geç çıktığım, öğle yemeği bile yiyemediğim bir günde başıma geldiği için tüm evrene çook teşekkürler!


Her zaman sevgi ve iyi niyetin hayatımızda olması dileğiyle...




7 Temmuz 2015 Salı

Kilo Aldım Ben. Artık bu gidişe bir "DUR" deme vakti geldi!

Evettttt, hepimizin sık sık başına geldiği gibi ben de kilo aldım ve kendimi çooook kötü hissediyorum. O nedenle dünden itibaren yediklerime dikkat etmeye başladım. Hedefim 49kg olmak ki benim boy - kilo orantımda 49kg normal. 
1 hafta sonra yine tartılıp bakacağım gidişat nasıl.

07/07/2015


07.00 Lansor

08.00 2 yumurtalı omlet+1 parça penir
          Sade Nescafe
10:00 Activia Kayısılı Yoğurt
          Sade Nescafe
12:30: Bademli Tavuk Salata
13:50: Benexol B12 Tablet
16:10: Nesfit Meyveli+300ml Süt
21:00 7 adet kayısı
22:30 2 Avuç Mısır Cipsi :(

 Dün yediklerim de böyle. Bir hafta sonrası için iyi şanslar bana:)

Öğle Tatillerinde "Ne Yesek" Sorunu ve Cevapları Burada: #01 BARNIE'S COFFEE

Yeni işimin konumu gereği öğle tatillerinde yemek için çok alternatifim var.
Sırayla hepsini denemeye ve fikirlerimi paylaşmaya karar verdim: 

#01 BARNIE'S COFFEE: :((





       Mekana oturduğumda saat 12:20 falandı. Bir garsonun dikkatini çekip menüyu rica edebilmem yaklaşık 6 dk mı aldı. Basit Tavuklu-Bademli Salata siparişimi de 15dk da getirdiler. Ne öncesinde servis açıldı masama ne de soslar getirildi.

Garsonlar çok kaba! Hesabı falan masaya atar gibi bırakıp yanınızdan hızla uzaklaşıyorlar.
Fiyatlar normal. Dekorasyon falan çok tatlı ama değmez.

Not: Benim tecrübem sadece tek şube ile kısıtlıdır. Genelleme yaparak kimseyi yanlış yönlendirmek istemem.

6 Temmuz 2015 Pazartesi

Dünyanın Uğultusu / Behçet Çelik




Son 2 gündür şu kitabı elimden düşüremez oldum. Pazar akşamı klasik Tunalı D&R gezmemi yaparken tesadüf aldım kendisini. Daha önceden ne yazar hakkında bilgim vardı ne de konusu hakkında fikrim. Son dönemlerde özellikle Türk Yazarları okumaya çalışıyorum. Çünkü kendilerine yeteri kadar hak ettikleri itibarı şimdiye kadar veremediğimi düşünüyorum.

"Dünyanın Uğultusu" bir anda benim dünyamın aynası oldu. Bir şekilde yazarı tanıyor, karakterle oturup zamanında içmişim gibi hissettim. Benim gibi hayatı-bir düşünceyi yıllarca irdeleyip hala olgunlaşamadığınızı düşünenlerdenseniz bu kitabı size tavsiye ederim. İnsanın yüksek sesle düşünmesi gibi! Ama yine de Ahmet bir başkası ve yeni bir insanı hayatınıza usulca sokmak çok keyifli...


"Savaşlar tabii ki...İnsanlar ölüyor savaşta."

"İş saatleri böyleyken, yaşamak mı bu?"
"Nesi varmış?"
"Nesi yokmuş"

2 Temmuz 2015 Perşembe

Bana Araba Kiralamak Demeyin !




     Offf Offf off… 
     
     Yine araba kiralama derdimiz var bizim. Malum bayram ve biz de Kapadokya’ya gidiyoruz benimkiyle.

      Ama otobüsle değil daha rahat olur diye araç kiralayalım istedik. Çünkü Nicky normalde araba kullanmayı çok seviyormuş ama bizim arabamız olmadığı için özlüyor yani.
Neyse yine aynı mal mal adamlarla muhatap oluyorum. En büyük oto kiralama firmalarından olan Avis, Sixt, RentGo firmalarının ya merkezde şubeleri yok ya da hiç birinde 1 tane bile araç yok.
Maşallah ne güzel iş yapıyormuş esnafımız! Ben daha araba demeden tarihleri belirtince hemen "yok araç" cevabını yapıştırıyorlar.
Bugün, yani bayramdan tam 2 hafta önce üşenmedim ve toplamda 11 yer ile görüştüm. Cevap aynı hiç yok!! Fakat telefonda bir bey bana bu saçma durumu şöyle açıkladı:

"Sizin gibi 2 günlük araç kiralamak isteyene ben niye araba var diyeyim ki. Zaten çoğu insan bayramı birleştirdi ve uzun dönemli kiralama yaparlar.
Bayramdan birkaç gün önce arayın bir daha firmaları ellerinde kalan araç ne varsa artık bulursunuz belki” dedi.

Kısaca bu ne demek?



En kısa zamanda gerçekten bir arabacık alma vaktim geldi yoksa sinir hasta yapacak bu adamlar beni!!!

29 Haziran 2015 Pazartesi

Gerçekten Çok Hızlı Yaşıyoruz!


Günayydıınnn;

Evet artık çok çok erken kalkıyorum ve sabah işe geliyorum. Dün başladım yeni işime şimdilik alışmaya çalışıyorum.
Henüz fazla işim gücüm yok. Hatta çok boşum! Kimse bana iş vermiyor. Ben de günde 2 kez soruyorum bana iş verin diye ama yok yani.
Mailleri bile kimse benimle paylaşmıyor. Bu işler Türkiye’de maalesef hep böyle. Aman yeni gelen kıza sakın iş öğretme diye herkes birbirine tavsiyede bulunur.
İnsanların bu korkularını anlayabiliyorum çünkü ekmek cidden aslanın ağzında.

Bu arada havalar hala düzelemedi burada. O kadar can sıkıcı ki anlatamam. İngiltere& İrlanda’da falan yaşayanları anladım biraz.
Hep havalardan şikayet ediyorlar diye nasıl da abartıyorlar diye düşünürdüm ama adamlar cidden haklılarmış.

Bu cumartesi TOEFL sınavıma girdim bence pek başarılı geçmedi. 80’lerde bir puan alırım gibi geliyor bana.
1 hafta sonra öğreneceğiz artık sonucu. Merakla bekliyorum.

Ayrıca bayramda da ne yapsak diye düşünüyoruz. Aklımızda cidden fazla fikir yok. Ben hala Kapadokya’yı görmedim belki oralara kaçarız.

Not 1: Psikolojim bu ara yine iyi değil. Ufaktan geldiler bana. İçimden herşeye lanet yağdırıyorum.
Umarım bir an önce geçer ve eski keyfime yakında kavuşurum.

Not 2: Bu blog işlerinde o kadar acemiyim ki resmi bile "döndertemiyorum" bile :))

Not 3: Resim döndürmeyi öğrendim ama hatıra kalsın diye bunu bu şekilde bırakmaya karar verdim.