29 Haziran 2015 Pazartesi

Gerçekten Çok Hızlı Yaşıyoruz!


Günayydıınnn;

Evet artık çok çok erken kalkıyorum ve sabah işe geliyorum. Dün başladım yeni işime şimdilik alışmaya çalışıyorum.
Henüz fazla işim gücüm yok. Hatta çok boşum! Kimse bana iş vermiyor. Ben de günde 2 kez soruyorum bana iş verin diye ama yok yani.
Mailleri bile kimse benimle paylaşmıyor. Bu işler Türkiye’de maalesef hep böyle. Aman yeni gelen kıza sakın iş öğretme diye herkes birbirine tavsiyede bulunur.
İnsanların bu korkularını anlayabiliyorum çünkü ekmek cidden aslanın ağzında.

Bu arada havalar hala düzelemedi burada. O kadar can sıkıcı ki anlatamam. İngiltere& İrlanda’da falan yaşayanları anladım biraz.
Hep havalardan şikayet ediyorlar diye nasıl da abartıyorlar diye düşünürdüm ama adamlar cidden haklılarmış.

Bu cumartesi TOEFL sınavıma girdim bence pek başarılı geçmedi. 80’lerde bir puan alırım gibi geliyor bana.
1 hafta sonra öğreneceğiz artık sonucu. Merakla bekliyorum.

Ayrıca bayramda da ne yapsak diye düşünüyoruz. Aklımızda cidden fazla fikir yok. Ben hala Kapadokya’yı görmedim belki oralara kaçarız.

Not 1: Psikolojim bu ara yine iyi değil. Ufaktan geldiler bana. İçimden herşeye lanet yağdırıyorum.
Umarım bir an önce geçer ve eski keyfime yakında kavuşurum.

Not 2: Bu blog işlerinde o kadar acemiyim ki resmi bile "döndertemiyorum" bile :))

Not 3: Resim döndürmeyi öğrendim ama hatıra kalsın diye bunu bu şekilde bırakmaya karar verdim.



25 Haziran 2015 Perşembe

Yeni İş, Yeni Fırsatlar (Go For It, Girl!)

   


        Malumunuz ben 3 aydır işsizim. Bu dönemde Toefl kursuna gittim, burnumdan ameliyat oldum, aile ziyaretlerimi tamamladım ve Ankara'ya döndüm. Geçen hafta Pazartesi günü de resmen iş başvuruları yapmaya başladım. İş aramanın kendisi de bir iştir derler ya aynen! Bir kere insanın çok zamanını alan bir eylem. Bilgisayar başına oturunca fark etmeden 3 saat geçmiş oluyor. Ben inatçı bir şekilde tek bir iş, tek bir pozisyon saplantısı yapmadım. Bu durumda da arama yapmak için çok fazla anahtar kelime kullanıyorum. Mesela "embassy, idari, gümrük, marka, iletişim vb." gibi kelimelerle aramalar yapıyorum. Çıkan sonuçlara göre de firmaları internette aratıyorum falan filan...

      
      Neyse yaklaşık 27 yere falan CV'mi gönderdim ve şu aşamada sadece 3 firma beni iş görüşmesine çağırdı. Bu sonuç aslında hiç de kötü değil çünkü diğer ilanların yayından kalkmaları Ağustos olarak belirtilmiş. Ama ben tamamen süpriz bir şekilde çok güzel bir pozisyon için çok prestijli bir yerde ofisleri olan deri üretimi üzerine çalışan bir firmadan görüşme daveti aldım. Gittim konuştuk falan şartlar güzel, ortam çok tatlı. Şaka gibi ama bu işi kabul edersem eğer bol bol seyahat etmem gerektiğini de öğrendim ki sadece bu nedenden dolayı bile bu işe balıklama atlamayı düşündüm. Benim açımdan tek olumsuz tarafı ise çalışma saatlerinin uzun olması. Uzun derken gerçekten uzun. Yani bir günde toplam 11 saatimi ofiste geçirmem gerekecek ve bu süreye de 1 saat git 1 saat gel yolu da katınca ben resmen zombie'ye dönüşeceğim. Eee her iş zordur değil mi ne yapalım? 
      
      Bu arada yarın sabah ofise gidip yeniden görüşeceğim firma ile. Sözleşmemi imzalayacağım sanırım. Diğer arkadaşlarla tanışırım. Çok heyecanlı ve uzun bir gün beni bekliyor. Bu arada resmen araba almaya karar verdim. İş yerindeki durumun gidişatına göre 2 ay sonunda araba almak fikrini şimdiden Nicky dahil ailemi empoze etmeye başladım bile:)

17 Haziran 2015 Çarşamba

Lanet TOEFL





  Ben yaklaşık 2 aydır işsizim. Bu boşluk döneminde de TOEFL sınavına girmeye karar verdim. Çünkü şu an elimde İngilizce seviyemi gösterir bir belgem yok. Çok çok yıl önce KPDS'ye girmiştim ama sonuç belgemi kaybettim. İş başvuruları yaparken "Yeminle, wallahi ben İngilizce biliyorum!" modundayım şu an:) Neyse hazır işsizken hemen TOEFL kursuna yazıldım. Benim evime yakın Türk Amerikan Derneği (TAA-TAD) var. Hem eğitim kalitesinin iyi olduğunu düşündüğüm için hem de evime yakınlığı nedeniyle 1 aylık yoğunlaştırılmış kursa kayıt oldum. İşin aslı çok bir şey öğrenemedim. Yani kurs öncesi ve sonrası diye net bir ayrım yapamayacağım ama bu belki de benim yeteri kadar derslere ilgi göstermemiş olduğum için de olabilir. Neyse kurs bitti ve ben burun ameliyatımı oldum. İyileştim ve şimdi de sınava girme zamanı geldi. Bir ton para vererek sınav için randevu tarihimi belirledim. 27 Haziran'da  TOBB Üniversitesinde sınava gireceğim. Bakalım kaç puan alacağım. Evde çözdüğüm deneme sınavlarında pek başarılı değilim maalesef. Özellikle reading pasajlarında çok hata yapıyorum. Sınava kadar her gün evde 2 saat kadar çalışmaya karar verdim. Tabi ki tembel ben 2 güne sıkılırım bu düzenden ama kendimi zorlayacağım artık. 

Benim gibi sınava girecek herkese şimdiden başarılar dilerim:)

16 Haziran 2015 Salı

Mini Antalya Turu

    Ben Antalya'da ameliyat olunca tabi ki Nicky de işi nedeniyle Ankara'da kaldı. Ben iyileşme kısmında evden dışarı bile çıkmayıp tüm gün film izleyip can sıkıntısından patlarken benim sevgilim de süpriz yapıp 1 günlüğüne bile olsa beni görmeye Antalya'ya geldi. Uçaktan iner inmez beni aradı ve hemen Lara'da buluştuk. Akşam yemeği yedik ve Falez'lerin yanından deniz manzarasının tadını çıkarttık. Sonraki gün de küçük bir Antalya turuna çıktık. Önce Işıklar'ın orda Karaoğlan Parkını gezdik, sabah kahvelerimizi içip Kaleiçi'ne yöneldik. Marina'ya geçtik ve kendimizi küçük bir gezi teknesine atıp Düden Şelalesinin döküldüğü noktaya kadar tekne ile seyahat ettik. 



      Ardından yorulmak bilmeden Antalya Akvaryumu'na geçtik. Ben buraları daha önce görmüştüm ama olsun bu kez rehber ben oldum ve misafirime herşeyi keyifle gösterdim. Bu arada eğer isimlerde veya lokasyonlarda hata yapıyorsam kusuruma bakmayın. Çünkü ben Antalya'lı değilim sadece o şehri çok seven ve çok defa ziyaret etmiş birisiyim:)




      Bu kadar gezinti sonrası tabi ki acıktık. Akşam yemeğinde teyzem ve eniştem bizleri rakı&balık ziyafetine götürdü. Böylece onlar ve Nicky ilk kez tanışmış oldu. Teyzemler benim çok değer verdiğim yakınlarımdır. O nedenle onların fikir ve görüşleri benim için çok kıymetlidir. Rakı&Balık sonrasında da tatlı kısmı için Akdeniz Pastanesine geçtiğimizde iki farklı kültürden de olsa herkesin hala kahkahalar atarak yeni konularda sohbet ettiğini görmek beni çok mutlu etti. Tabi bu arada tüm gece Nicky Türkçe konuşmak zorunda kaldığı için o da çok memnun oldu. Ben çok İngilizce konuşuyorum diye bazen bana bile kızar kendisi. Sabah olunca da 08:30 uçağıyla Nicky Ankara'ya dönse de bol bol fotoğraf çektik ve hiç hesapta yokken beraber yeni bir şehir daha görmüş olduk:) 
Sevgiyle Kalın...

Burun Ameliyatı Oldum Ben

      Çok uzun zamandır yazamadım çünkü burnumdan ameliyat oldum! Son 3 yıldır planladığım fakat bir türlü ne vakit bulabilmiş ne de zaman ayırabilmiştim bu ameliyata. Kafamdaki en büyük ve ilk sıkıntıyı da doktoru seçme kısmında yaşadım. Ben hem internetten araştırdım hem de daha önce bu ameliyatı olmuş tanıdıklarımın da tavsiye ettiği Op. Dr. Hadi Nural Hoca'da karar kıldım. 20 Mayıs günü Antalya'da kendi özel tıp merkezinde ameliyatımı oldum. Operasyonum tahminlerden daha uzun sürmüş, Tam 4 saat boyunca ailem kapının önünde beni heyecanla beklemişler. Tabi o sırada ben baygın olduğum için benim açımdan sorun yoktu:) 

       Çok şükür herşey yolunda gitti. Ameliyat sonrası ağrım hemen hemen hiç olmadı. Artık silikon tampon kullanıldığı için hastaların kabusu olan tamponların çıkarılma kısmını ben resmen hissetmedim bile.  İlk gece hastanede kaldık, sabaha tamponlar çıkarıldı, 1 hafta sonra alçımı çıkardılar ve bant taktılar. 4 gün sonra da ben bantları kendim banyo yaparken çıkardım. Şimdi de burnumu darbelere karşı koruyorum, gözlük takmıyorum ve hala günde 4 kez burun içine sprey ilaçlarımı sıkıyorum. Benim doktorum bana masaj vermedi ama bazı hastalara masaj gerekebiliyormuş.


      Şu an resim koymak istemiyorum çünkü burnum tam şeklini henüz almadı. Burun kanatlarımdaki şişlikler indikten sonra resim koyarsam daha sağlıklı olur diye düşündüm. Ama bu rinoplasti ameliyatı ile ilgili bilgi almak isterseniz eğer bana özelden mesaj atabilirsiniz ve daha ayrıntılı olarak da konuşabiliriz. Fakat şunu belirtmek isterim ki artık daha rahat nefes alabiliyorum. Ağzım kapalı uyuyabiliyorum. Sabahları boğazım şiş olarak uyanmıyorum ve bu rahatlık da her şeye, tüm o iyileşme çabalarına değer!

 

Not: Burnumun son hali işte böyle: