29 Aralık 2016 Perşembe

Ankara'da ama Reykjavík değil sonuçta!




Ankara'da kar var, kara kış var. İşe geldik ama nasıl geri döneceğiz bilemiyoruz. Kar yağışı ara ara tipiye çeviriyor sonra güneş açıyor gibi oluyor ve derken bir anda fırtına esiyor.... Bu fotoğrafı geçen sene çekmiştim, arabamı yeni aldığım zamanlardı. Henüz pek kullanamıyordum çünkü havalar hep yağışlı gidiyordu. Bu sene bu kadar güzel kar tutmadı bizim evin oralar (Ayrancı). 


İşte bizim iş yerinin bahçesi. 
Kar kalınlığı bildiğin 30 cm falan oldu. Araçlarımızı otoparka park edemiyoruz ki bence bu havada araçla gelmek çook saçma bir hareket olur. Çünkü Ankara'nın heryeri yokuş, rampa şekerler! Bildiğin cayır cayır kayıyorsun:)


Karlı havalarda iş yerinde o zaman ne yapılır? Alırsın eline kahveni, camdan dışarı bakar, cayır cayız kayan arabaları izlersin.... Missss, sıcacık ofis ortamı. Ayyyy en sevdiğim:)))


Son olarak da kar yağışını özleyenlere bu video gelsin. Aslını isterseniz bu videoyu özellikle yüklemek istedim ki ileride "kader" işte Kıbrıs'a falan taşınırsak açar izlerim.  Napayım? Çok ama çok seviyorum soğuk, karlı ve puslu havaları. Rahatlıyorum öyle günlerde. İnsanlar depresyona girer bense bildiğin enerjik oluyorum. Hareketleniyor, içim canlıyor. Ohhh be diyorum. Hayat var, hala umut var. Bak doğa canlı işte hadi biz de silkinelim diye geçiriyorum içinden.

İskandinav ülkeleri varya her daim karlı ve buzlu onların dizilerini izlemeye bayılıyorum: Forbrydelsen, Trapped, The Killing.... Keşke o ülkelerden birinde yaşasam, küçük br kasabada. Herkesin birbirini tanıdığı şirin, sakin bir yer olsa. Sabah kırtasiye dükkanımı aşsam, insanlar gelse alışverişe onlara kahve ikram edip muhabbet etsem. Öğleden sonra dükkanı kapatıp puba geçsem. Fırında pişmiş mis kokulu bir yemek sipariş edip yanında da bira içsem. Kar altında yürüsem usulca. Üşüyüp eve geçsem. Biraz TV izleyip uyusam...


25 Aralık 2016 Pazar

Burun Ameliyatım (Before - After) - Burnumun içinde dikiş unutmuşlar :)


Herkese Merhaba;

Öyle popüler bir bloğum olmasa da sürekli burun ameliyatım hakkında mesaj ve yorum alıyorum, o nedenle before - after fotoğraflarımı buradan herkese açık şekilde paylaşmaya karar verdim.



BEFORE:




Bilmeyenleriniz için söyleyeyim ben 19.05.2015 tarihinde Antalya'da Op. Dr. Hadi Nural'a ameliyat oldum. Benim en büyük ŞİKAYETİM HORLAMA sorunumdu ki bu problemim kısmen ortadan kalktı. Bilmelisiniz ki horlama ameliyatı gırtlak bölgesinden yapılıyormus ve küçük dilin falan yukarı çekilmesi gibi işlemleri kapsıyormuş. Çok acılı, iyileşmesi zor bir süreci varmış. Bu nedenle ben bu ameliyatı olmadım. Nefes almamı kolaylaştıran, burun içlerimdeki yamuklukları düzeltmeyi hedefleyen bir ameliyat oldum. Eskiye nazaran daha iyiyim ama mucize gibi nefes almam 10 numara 5 yıldız hale gelmedi. ÇÜNKÜ BENİM KRONİK ALERJİLERİM VARMIŞ o nedenle burun içlerimdeki doku hep şiş! Hatta alerji doktoruma göre düzenli ilaç kullanmazsam ileride astıma bile çevirebilirmiş. Bense şimdilik "Amannnnn, alerji de neymiş. Önemsiz" diyerek geçiştiriyorum. 



Bu arada Hadi Hocayı ailecek seviyor ve beğeniyoruz. Aklınızda soru kalmasın adam işinde çoook iyi. İyileşme sürecim çok rahat geçti. Ameliyat gecesi bile hiç bir ağrı kesici iğne-ilaç yapılmasına gerek kalmadan çoook rahat geçirdim.



AFTER:


Ayrıca ben Ankara'da yaşadığımdan ameliyatımdan yaklaşık 6 ay sonrasında burada bir KBB uzmanına görünmüştüm ve o doktor bana ameliyatımın çok başarılı yapıldığını söyledi. Biliyorsunuz kuaförlerin bile birbirine bok attığı ülkemde alakasız bir doktorun hiç tanımadığı meslektaşı hakkında olumlu konuşması çoook süper bir durum!

Tabi herkesin burnu, iyileşme hızı, şansı, kaderi kendine...


Umarım hepiniz sıkıntılarınızdan en kısa zamada kurtulursunuz, acısız  - hızla iyileşen güzel burunlu insanlar olursunuz.



Not 1: Sağ burun deliğimin girişinde bildiğin bir iplik-dikiş keşfettim. Bir türlü Antalya'ya gidip onu gösteremedim ama tahminime göre ya ameliyatım sonrası o 1 tane dikişi almayı unuttular ya da kendiliğinden düşmesi gereken dikiş düşmedi. 


NOT 1 Rev: Evet o iplikmiş. Ameliyatımdan tam 1,5 sene sonra gidip onu da aldırdım. Bildiğin iplil unutmuşlar burnumun içinde :)

Not 2: Artık yeni bir işim var ve buradaki bilgisayarlarda Türkçe spell check yüklü değil. Yazdıklarımın içinde muhtemelen bir çok hatalı kelime olacaktır, Kusura bakmayın.